25 Kasım 2014 Salı

Limonlu suyun faydaları neler?

Sabah içtiğiniz çay ve kahve alışkanlığınızı değiştirmeye ne dersiniz? Güne ılık limonlu su içerek merhaba deyin.


Sabah içtiğiniz çay ve kahve alışkanlığınızı değiştirmeye ne dersiniz? Güne ılık limonlu su içerek merhaba deyin. Sayısız faydası olan, yemeklere tadının aksine ayrı bir tat katan limon adeta evimizdeki doktor. Bir limonun yarısını bir bardak suya sıkın ve için. İki dakikada hazırlayacağınız bu formül barındırdığı yoğun antioksidan özelliği ile bağışıklık sisteminizi güçlendirirken size daha sağlıklı bir hayat vaat ediyor. Antioksidan deposu olan limon yaşlanmaya karşı da oldukça etkili.

Kadınların korkulu rüyası kuşkusuz yüzdeki kırışıklıklar. Çözüm ise limonda! Cilt bakım ürünlerinden daha etkili olan limon kırışıklık oluşumunu engellerken kusursuz bir cilde sahip olmanıza yardımcı olur. Tükettiğimiz her besin sindirildikten sonra alkali ya da asit olarak atık bırakır. Alkali zararlı asitlerin yok edilmesini sağlar. Limonun yüksek miktarda alkaliye sahip olması vücudu asitten temizlenmesine ve daha hızlı kilo vermenize yardımcı olur. Özellikle bel bölgesinde gözle görülür derecede incelme sağlar. Su bildiğiniz üzere vücutta temizleme yapar. Arındırılmış suya eklenen limon sayesinde suyun asit temizleme oranı artar. Alışkanlıklarınız arasına ekleyeceğiniz bu basit ama etkili tarif sayesinde kendinizi tazelenmiş hissedecek, güne daha enerjik başlayacaksınız.

Alkali yaşamın temel taşı limonlu su bin bir çeşit derde deva oluyor. Her gün mutlaka bir bardak limonlu suyu içecekleriniz arasına katmalısınız. İşte size bu basit içeceğin faydaları!

Cildinizi temizler: Su içmek vücudu toksinlerden arındırmanın en kolay yoludur. Fakat içine c vitamini eklendiğinde kandaki toksinleri atar, cildi kızarıklıklarda ve ince çizgilerden kurtarır.
Ph seviyesini düzenler: Ph seviyesini düzenlemek hastalıklara karşı kalkan oluşturmak demektir.
bağışıklık sistemi: Limonun içinde bulunan potasyum kan basıncını düzenleyerek beyne uyarılar gönderir. Soğuk algınlığına karşı korurken bağışıklık sistemini de güçlendirir.
Kilo verme: Limonlu su yeme isteğinin önüne geçerek kilo vermenize yardımcı olur. Ayrıca metabolizmanızı güçlendirir ve şişkinliği alır.
Mide düzenleyici: Akşamdan kalmalığınızı alır, midenizi sakinleştirerek antiseptik görevi görür. Detoks yapmanızı sağlar.
Nefes tazeleyici: Limonlu su sigara, baharatlı & kokulu yemeklerden sonra oluşan kötü ağız kokusunu yok eder.
Beyne ve sinirlere faydası: Beynin ve sinir sisteminin daha hızlı çalışmasını sağlarken üzerinizdeki uyku halini siler. İçerdiği potasyum sayesinde depresyon halinden kurtulmanızı sağlar, unutkanlık sorununu çözer ve beyin sisini ortadan kaldırır.
Solum yollarına faydası: Yaşanan solunum sorunlarını çözmede yardımcıdır. Eğer solum sorununuz varsa limonlu su en iyi gelen içecek olacaktır. Limonun antibakteriyel özelliği göğüs enfeksiyonlarını temizleyecek ve öksürükleri azaltacaktır. Bu da size daha rahat nefes alma imkanı tanıyacaktır.

Bizim için sadece yemeklerimize, salatalarımıza tat veren limon uzun süredir doğal tedavi yöntemlerinin vazgeçilmezlerinden. Bu elbette birçok sebebi var. Yüksek oranda B ve C vitamini içermesinin yanı sıra limon, kalsiyum, magnezyum ve demir deposu.

Düzenli olarak içtiğiniz suya limon ekleyerek, bu mucize besinin faydalarından yararlanabilirsiniz. Başlangıçta limonlu suyun tadı biraz ekşi ya da acı gelebilir. Ancak sadece birkaç günde suyun tadına alışacaksınız. Dilerseniz zorlanmamak için 8 bardak suya çeyrek limon ekleyerek başlayın ve zamanla bir limona çıkarın. Yazın serinlemenin yollarından biri olan limonlu suyun üç faydasını merak ediyor musunuz?

Kilo vermeye yardımcı olur
Limon, lifli yapısıyla açlık hissini bastırıyor ve iştahı azalttığı için kilo vermeye yardımcı oluyor. Yemeklerin sindirimini de kolaylaştıran limon, karaciğer detoksunda yağları ayrıştırma özelliğiyle biliniyor.

Bağışıklık sistemini güçlendirir
Limonlu su içmek bağışıklık sistemini destekler ve güçlendirir. Her şeyden önce sahip olduğu antibakteriyel özellikler sayesinde, vücudumuza giren ve birçok hastalığa sebep olan mikroplarla mücadele eder. Ayrıca, vücudumuzdaki llenflerin temizlenmesini sağlayarak, lenf sistemimizi de güçlendirir. Lenf sistemi vücuda giren hastalık yapıcı mikropları yakalayıp yok ettiğinden, lenf sisteminin desteklenmesi çok önemli.

İltihapları azaltır
Eğer siz de eklem iltihabı ya da benzeri sıkıntılardan yakınıyorsanız, size iyi bir haberimiz var. Limon iltihapların tedavisinde büyük bir yardımcı. Bunun sebebi asidik yapıdaki limonun zamanla alkali bir hal alıp, iltihapların temel sebeplerinden biri olan asidin azalmasına yardımcı olması.

Limonlu su içerken nelere dikkat etmeli?
İlk olarak limonu ekleyeceğiniz suyun ılık olmasına dikkat edin. Soğuk limonlu suyun diş minelerinize zarar verebileceğini unutmamalısınız. Organik ve GDO’suz limon kullanmayı tercih edin. Özellikle hazır limon sularından uzak durun. Hazır limon sularının içerdiği koruyucu maddeler, sağlığınıza zarar verebileceği gibi limonun tüm vitamin ve antioksidan özelliklerini de yok ediyor.

8 Maddede Zencefilin Faydaları

Zencefil yüzyıllardır tıpta, mutfakta ve imalatta kullanılıyor. Toz halde, taze, kurutulmuş yağ ve su halinde kullanılabilen zencefil esnek kullanım biçimlerine sahip. Peki zencefilin faydaları nelerdir?

Zencefil A,C,E ve B vitaminleri, magnezyum, potasyum, fosfor, silikon, demir, sodyum, kalsiyum, çinko ve beta karoten kaynağıdır. Tüm bunların yanında tam bir sağlık deposudur.

Zencefilin faydaları nelerdir?

1. Mide-bağırsak hastalıklarını hafifletir.

Zencefil mide hastalıklarına iyi gelen en faydalı besinlerden bir tanesidir. Sindirim sistemini düzenler karın ağrılarını azaltır. Zencefil aynı zamanda karındaki şişliğin mideden gazı atarak giderilmesini sağlar. Mide bozukluğu, ishal ve sancılarından öğünlerinize bu mucizevi besini katarak kurtulabilirsiniz. Zencefil aynı zamanda yemeklerinize lezzet katarken tükettiğiniz besinlerin de hemen sindirilip kana karışmasına yardımcı oluyor.

2. Hastalıkları İyileştirir.

Zencefil insanlar için tam bir nimettir, bilhassa denizden kaynaklanan rahatsızlıklar söz konusu olduğunda. Zencefil kusmayı iyileştirmede diğer kimyasal ilaçlarla kıyaslandığında en etkileyici yöntemdir. Kusma, baş dönmesi, soğuk terleme ve bulantı gibi rahatsızlıkların semptomlarını yok etmede en güvenli ve sağlıklı yol zencefil kullanmaktır. Zencefil aynı zamanda hamileliğin ilk dönemlerinde anne adaylarına da yardımcı olacaktır. Zencefil doğum kusurlarını ve yan etkilerini aşmada tıbbi destek sağlayacaktır.

3.Ateşlenmeyi ve Ağrıları Azaltır

Zencefilin en bilinen faydalarından bir tanesi ateşlenmeyi önleyici yapıya sahip olması. Yapılan araştırmalara göre zencefilin içinde bulunan birimler en iyi alerji ilaçlarından daha faydalı. Zencefil aynı zamanda adet sancılarına da iyi geliyor. Migren ağrıları, kas, sırt ve eklem ağrılarını gidermede bir numaradır. Derin ve ağrısız bir uyku uyumak için çayınıza bir adet zencefil kökü atmanız yeterli olacaktır. Seyahatten sonra oluşan kas ağrılarını ise iyileştirmenin en güzel yolu banyo suyunuza birkaç damla zencefil yağı damlatmak ve bu suda 20 dakika kadar kalmaktır.

4. Kanseri önler

Zencefil kökü kanseri önleyen antioksidanlar ile doludur. Zencefil aynı zamanda kolorektal kanser hücrelerinin çoğalmasını yavaşlatırken kolon kanseri riskini de azaltır. Sadece kolon değil, göğüs, ak ciğer, cilt, pankreas ve prostat kanserini de önlemeye yardımcı olur. Tüm kanser türlerinin sizden uzak durması için sabahları çayınıza ya da smoothienize bir miktar zencefil ekleyebilirsiniz.

5. Bağışıklık Sistemini Güçlendirir

Günlük zencefil tüketimi kış mevsimi boyunca sizi soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklardan korur. Bu bitki çinko, krom ve magnezyum gibi kan hızlandıran besin maddelerine sahiptir. Zencefille limon eşlik edebilir, ikisi de bağışıklık sisteminizin güçlenmesini sağlar. Günde bir bardak limonlu-zencefilli çay içerek yılım tüm zamanlarında sağlıklı ve keyifli olabilirsiniz.

6. Yemeklere lezzet katar

Toz zencefili keşfettikten sonra mutfağınızın en temel baharatlarından bir tanesi olacaktır. Tatlımsı keskinliği tüm yemeklerinize ayrı bir tat verecektir. Sağlığa faydası olduğu kadar zencefil öğünlerimize de tat katar. Sadece yemeklere de değil, ekmeklere rostolara ve hatta içeceklere katarak da zencefilden faydalanabilirsiniz.

7. Kilo Vermeye Yardım eder

Zencefilin en bilinmeyen faydalarından bir tanesi de budur. Öğünlerinize bir tutam zencefil ekleyerek sindirimlerini kolaylaştırabilir, tokluk hissi sağlayarak daha az yemek yedirir. Zencefil açlığı bastıran doğal malzemelerden birisidir. Özellikle kilo verme söz konusu olduğunda zencefil düşük kalorili olma, yağ yakma ve metabolizmayı hızlandırma özellikleri sayesinde ön plana çıkar.

8. Zencefil güçlü bir Afrodizyak

Yüz yıllardır zencefilin bir Afrodizyak olduğu biliniyor ve dolaşım hassasiyeti artırma gibi bir özelliğe sahiptir. Zencefil terletme özelliğine bağlı olarak Afrodizyak özelliğini destekler. Yani romantik bir akşam yemeği planlarken menünüze zencefil eklemeyi de unutmayın.

Zencefil hem sağlık deposu bir besin hem de alerjik özelliği yok. Ve özel reçetelere tariflere ihtiyaç duymuyor. Ancak yine de günlük tüketim miktarına dikkat etmelisiniz. Beslenme uzmanları günde 4 gramdan fazla zencefil tüketmemenizi öneriyor.

Yanlış bilinen zayıflama efsaneleri

Yılbaşı öncesi sizi de zayıflama telaşı sardıysa bu yazıdaki uyarı ve önerilere dikkat edin! İşte, yanlış bilinen 17 diyet efsanesi...

Kilo kaybetmekle ilgili sayısız bilgi kulaktan kulağa yayılır. Oysa ortalıkta dolaşan bu bilgilerin pek çoğu insanların kendi istekleri ve yaşam tarzlarına göre ortaya atılmış, hiçbir bilimsel dayanağı olmayan yanlış bilgilerdir.

Hemen herkesi zayıflama telaşının sardığı yılbaşı öncesinde Sports International diyetisyeni Çiler Aslanalp, kilo vermek ile ilgili bu mitleri anlatıyor.

1. Çay ve kahve suyun yerini tutar

İçilen çay, kahve gibi içecekler diüretik olduklarından asla suyun yerini tutmaz. Tersine vücuttan su atımını sağlar. O nedenle iyi bir çözücü ve doğal olan su olduğu için günlük su tüketimine önem vermek gerekir.

2. Meyveyi istediğim kadar yiyebilirim

Sanıldığı gibi meyveler kalorisiz veya pek de az kalorili besinler değildir. Sağlıklı karbonhidrat kaynaklarından biridir fakat belirli miktarlarda yenmesi gerekir. Aşırı meyve tüketimi ile alınan früktoz, vücutta yağa dönüştürülebilir ve özellikle karın bölgesinde yağlanmaya neden olur.

3. Su içersem zayıflarım

Su sağlıklı beslenmenin bir parçasıdır. Vücutta oluşan toksik maddelerin atılması için gereklidir. Sodyum, flor, potasyum, kalsiyum ve klor minerallerini içerir. Herhangi bir karbonhidrat, protein, yağ veya vitamin kaynağını içermez. Dolayısıyla kalorisizdir ve zayıflamayı da sağlamaz. Sağlığın devamı için su içilmelidir.

4. Maydanoz suyu zayıflatır

Maydanoz idrar söktürücü etkisi olan ve C vitamininden zengin bir sebzedir. Bu nedenle vücutta oluşan kilo kaybı yağdan değil sudandır. Geçici ağırlık kaybına sebebiyet verir.

5. Ana öğünlerden birini atlarsam kolay zayıflarım

Ana öğünlerin atlanması ile sağlıklı ve dengeli bir beslenme planı oluşturulamaz. Böylelikle sağlıklı ve kalıcı bir kilo kaybı sağlanamaz. Yağ kaybı ile tartıda ağırlık kaybetmek amacınız olsun ve öğün atlamayın.

6. Saat 19.00’dan sonra bir şey yersem şişmanlarım

Böyle genel bir yargı yapılamaz. Kişinin oldukça geç yattığı bir gün, uyanıkken uzun süre aç kalmasına sebebiyet verilmiş olur. Bir de üstüne gece açlığı ile ertesi güne olumsuz koşullarla başlanır ve metabolizma yavaşlar. Örneğin gece 00.00’da yatan biri en geç 21.00-22.00 civarı sağlıklı ufak bir ara öğün yapabilir.

7. Spor sonrası herhangi bir şey yemezsem daha iyi kilo kaybederim

Spor öncesi yapılan öğün durumuna göre sonrasında da sağlıklı ve dengeli ara veya ana öğün planlanmalıdır. Özelikle bir sonraki sporda kasların sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için bu yatırımın yapılması gerekir.

8. Açken egzersiz yaparsam daha çok yağ yakarım

Egzersiz sırasında aç olmak, tok olduğunuzdan daha fazla kalori harcayacağınız anlamına gelmez. Aksine halsizlik yaratacağından daha az kalori harcamaya neden olur. Bundan yemek yedikten veya midenizi doldurduktan hemen sonra spor yapacağınız anlamını da çıkarmayınız. Ana yemekten en az 1,5 – 2 saat sonra egzersiz yapılmalı.

9. Sabah aç karnına limon veya greyfurt suyu içersem yağ yakarım

Maalesef herhangi bir yiyecek veya içeceğin tüketilmesi ile vücuttaki yağ depolarından kurtulmak mümkün değildir. Dilerseniz bir paket margarinin üzerine limon veya greyfurt suyunu sıkarak deneyebilirsiniz. Siz de bir değişiklik olmadığını göreceksiniz. Ayrıca mide rahatsızlığı olan kişiler için ekstra sağlık sorunu bile oluşturabilir.

10. Bol bol soda içmek zayıflatır!

Soda sindirime yardımcı olan, hazmı kolaylaştıran bir besindir. Fakat bu özellikleri ile yağ yakımına neden olmaz. Ayrıca aşırı içildiğinde iştah açıcı bir etki bile yaratabilir.

11. Elma sirkesi içersem zayıflarım

Çözümü bilimde aramak gerekir. Böyle bir etkiye sahip olmayan sirke, fazla tüketildiğinde yemek borusunu tahriş edebilir, reflüye neden olabilir ve ciddi sağlık sorunlarını tetikleyebilir. Ayrıca mide asidini yükselttiğinden acıkmaya neden olur.

12. Diyet ürünleri istediğim kadar yiyebilirim

Ürün üzerindeki light veya diyet ibaresi o ürünün gün içerisinde istenildiği kadar tüketilebileceği anlamına gelmez. Sadece yağ veya şeker oranı azaltılmıştır ve tüketim miktarları kontrol altında tutulmalıdır. Besinler alınırken etiketleri iyice okunmalıdır. Sonuçta bir besin öğesi azaltılırken bir başkası lezzet için artırılmış olabilir. Dikkat edin, farkında olmadan kilonuzda artışa neden olabilirsiniz.

3. Diyet yaparken yağ alımını sıfırlamak gerekir

Her ne kadar zayıflamak istesek de vücudun belirli bir miktarda yağa ihtiyacı vardır. Bu alım diyetle sağlanmadığında vücuda alınan karbonhidratlar ve proteinlerden yağ sentezlenir. Bu yağ kolestrol açısından oldukça zengindir. Halbuki yağda eriyen vitaminlerin kullanılması yağ alımına bağlıdır. Hatta bazı yağ asitleri vücut tarafından üretilmediği için besinlerle alınması gereklidir. Ayrıca yağlar mideyi geç terk ettiği için de tokluk sağlar.

Sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak

Ne kadar uğraşsanız da sağlıklı beslenme alışkanlıklarınızı hayatınıza bir türlü adapte edemiyor musunuz? Haberimizi okuduktan sonra sizin için de sağlıklı beslenme artık çocuk oyuncağı olacak.

Hepimiz daha sağlıklı yaşamak için beslenmenin öneminin farkındayız. Daha sağlıklı beslenebilmek için doktorların sözlerine kulak veriyor, sağlıklı ürünlere yönelmeye dikkat ediyor ve bunları hayatımıza adapte etmeye çalışıyoruz. Fakat bu hevesler geçici bir döneme etki ediyor ve sonunda yine eski alışkanlıklarımıza dönebiliyoruz. 

Sağlıklı yeme alışkanlıkları edinmek ve bunları hayatımızın tümüne yayabilmek aslında o kadar da zor değil. Bu sağlıklı 5 ipucu sayesinde doğru beslenmeyi bir alışkanlık haline getirebilir ve daha sağlıklı bir yaşam tarzına sahip olabilirsiniz.

Sağlıksız alışkanlıklarınızı tespit edin


Bir şeyi iyileştirmenin ilk adımı, önce nerede hata yaptığımızı öğrenmek. Eğer daha sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmek istiyorsak, önce sağlıksız şeyleri tespit etmeliyiz. Eğer çok fazla kahve içiyor ya da sürekli kızartmalara yöneliyorsanız, kahve makinesini veya fritözü hemen gözünüzün önünden kaldırmak işe yarayabilir. Fritöz ya da kahve makinesinin her an elinizin altında olduğunu bilmeniz kızartma yapmanıza ya da bir kahve daha içmenize neden olabilir. Bunları gözününüz önünden kaldırmak kesinlikle işe yarayacak. Mesela masanızın üzerine koyacağınız içinde dilimlenmiş meyvelerin bulunduğu şık bir sürahi, su içmeyi daha sağlıklı ve çekici hale getirecek. Hangi alışkanlığınızı değiştirmek istiyorsanız onun yerine mutlaka bir alternatif koymalısınız. 

Yeni çözümler bulun

Artık memnun olmadığınız alışkanlıklarınız varsa bunlardan kurtulmanın vakti gelmiş demektir. Örneğin işyerinizde yediğiniz öğünlerin sağlıksız olduğundan şikayetçiyseniz, akşamdan ertesi gün yiyebileceğiniz bir menü hazırlayıp işyerine götürün. Ya da eve yorgun geldiğiniz için pişirmesi uzun süren sağlıklı yemekler yerine daha çabuk hazırlayıp tüketebileceğiniz sağlıksız yiyeceklere yöneliyorsanız, bunun için yeni bir çözüm bulun. Mesela önceki gün yemeğinizi pişirebilir ve eve vardığınızda sadece ısıtarak sağlıklı ve dengeli bir öğün yiyebilirsiniz. 

Tekrar, tekrar, tekrar!

Bir şeyin alışkanlık haline gelebilmesi için onu birçok kere tekrar etmemiz gerektiğini hepimiz biliyoruz. Özellikle uzun vadeli alışkanlıklar yerlerini kolay kolay yenilerine bırakmıyorlar. Eğer yeni bir beslenme tipi ya da bir yaşam stiline alışmaya çalışıyorsanız, onu sürekli hale getirmelisiniz. 

Mesela daha çok su içmeyi alışkanlık haline getirmek istiyorsanız, vücudunuz buna alışana kadar kendinize hatırlatma mesajları koymalısınız. Bugüne kadar her akşam aşırı yemeyi alışkanlık haline getirdiyseniz, vücudunuzun akşamları az yemeye alışması da kolay olmayabilir. Bu alışkanlığı kazanmak için mutlaka uzunca bir süre tekrar etmelisiniz. Sabırlı olduğunuz taktirde bünyeniz her türlü alışkanlığa kendini adapte edebilir.

Alışverişinizi düzene sokun

Eğer dolabınızda yiyecek sağlıksız bir şeyler bulamazsanız, sağlıksız beslenemezsiniz. Bu nedenle mutfağınız için yaptığınız alışveriş, sağlıklı yeme alışkanlıkları edinmede oldukça büyük önem taşıyor. Haftada bir gün büyük bir alışveriş yapın ve o hafta yemeniz gereken şeyleri sepetinize atın. Dengeli bir beslenme için gerekli sebze, meyve, et ve benzeri her şeyi sepetinizde bulabilmelisiniz. Eliniz abur cuburlara gittiğindeyse kendinize hakim olun ve onların yerine geçebilecek sağlıklı ürünler bulmaya çalışın. Mesela yemeklerden sonra mutlaka tatlı yeme alışkanlığınız varsa, sağlıksız tatlılara uzanmak yerine sepetinize bitter çikolata atabilirsiniz. Yeterli miktarda meyve yemediğinizi düşünüyorsanız, meyve seçerken elinizi korkak alıştırmayın. Yemekten sonra canınız tatlı istediğinde ve yiyecek hiçbir şey bulamadığınızda o meyveler çok işinize yarayabilir.



Bir arkadaş edinin

Yaptığımız her ne olursa olsun, birinden destek aldığımızda o iş bize çok daha kolay gelir. Eğer alışkanlıklarınızı bir türlü oturtamıyor ve çevresel faktörlerden şikayet ediyorsanız, kendine aynı hedefi seçmiş bir arkadaş edinin. Sizinle aynı alışkanlıkları kazanmaya çalışan biriyle olumlu-olumsuz tüm deneyimlerinizi paylaşıp birbirinize destek olabilirsiniz. Sizin çözüm bulamadığınız bir probleme o çoktan çare bulmuş olabilir ve bunu sizinle paylaşarak işinizi kolaylaştırabilir.

Birlikte geçireceğiniz zaman bu süreçte size çok yardımcı olabilir. Akşamları sağlıklı yiyeceklerden oluşan bir sofra hazırlayıp birlikte yiyebilir, birbirinizle bazı ipuçlarını paylaşıp yeni alışkanlıklarınıza daha kolay adapte olabilirsiniz. 

Diyet Hileleri

Diyet yapmak hepimiz için gerçekten zor, ama bazı önerilerle diyeti kolay hale getirmek mümkün. Bamgaga her kadının bilmesi gereken diyet hilelerini sizler için bir araya getirdi.

Kabul edelim hepimiz pazartesi diyete başlıyor ve genellikle ufak tefek kaçamaklarla diyetimizi bozuyoruz. Çünkü diyet yapmak, diyet yapmaya karar vermekten daha zor.

Peki ya ufak tefek hileler ile diyetinizi daha kolay bir hale getirebileceğinizi söylesek? Yeme biçimi ya da sadece sofra düzeni değişimi gibi etkili önerilerimizle diyet yapmanız kolaylaşacak.

Buz küpleri ile çorbaların ve sosların yağlarını alın

İster bunu modern bilimin bir mucizesi ya da temel fizik kurallarından biri olarak adlandırın; yağlı bir çorbaya, yahniye ya da güvece atılan buz küpü tüm yağı kendine çekiyor. Topladığınız bu yağı, kaşık yardımı ile yemekten çıkarmanız yeterli. Hızlı hareket etmeniz gerektiğini de belirtelim.

Çiğneyin, çiğneyin ve daha fazla çiğneyin!

Bu uzun zaman önce kanıtlanmış eski bir kural. İnsanlar yemeklerini yavaşça, layıkıyla çiğnediklerinde ve yemeklerinin lezzetine odaklandıklarında daha fazla keyif alır ve daha az yemek yer.

Yemeğinizi küçük ve kırmızı tabaklarda yiyin

Geçtiğimiz yıl İtalyan'da yapılan bir araştırmada, kırmızı tabakta sunulan yemeklerin daha az yendiği ortaya çıktı. Aynı yemek kırmızı yerine mavi ya da beyaz tabaklarla tekrar sunulduğundaysa yeme oranı fark edilir şekilde arttı. Kırmızının beyne tehlike sinyalleri göndermesinin, daha az yemeye neden olduğu düşülünüyor. Ayrıca araştırmalar gösteriyor ki yemekler küçük tabaklara konulduğunda da aynı etkiyi gösteriyor.

Aç değilseniz, yemek yemeyin

Bunu herkes yaşıyor. Hiç aç olmadığınız halde yemeğin görüntüsüne, kokusuna dayanamadınız ve yemekten tatmak istediniz. Bu durumda tat alıcılarınız ile aranıza mesafe koymalısınız. Yemek yemeyi ihtiyaç olarak görmek ve yemek yemeyi keyif veren bir aktivite haline getirmek arasında ince bir çizgi var. İradenize hakim olun ve yemek yemeyi sadece vücudunuzun bir ihtiyacı olarak görün. Psikolojinizin yemek yemeye ihtiyacı yok.

Beş günlük ağır diyetlere son verin

İngiliz araştırmacılarına göre; haftada 2 gün 650 kalori, 50 g karbonhidrat ve sınırsız protein tüketen, 5 gün ise 2000 kalorinin üzerine çıkmayan kadınlar, günlük olarak 1500 kalori alan kadınlardan daha fazla kilo veriyor. Bu nedenle bazı günlerde ağır diyetinize ara verip vücudunuzun ihtiyacı olan besin değerlerine ulaşmanız gerekiyor. Fakat bu ‘ara verme’ sürecinin diyetinizi tamamen bırakmak anlamına gelmediğini unutmamanızda fayda var.

Her öğünün en az dörtte biri sebze olmalı

Pensilvanya’da yapılan bir çalışma, yemeğinin yüzde 25’lik bölümü sebzelerden oluşan kişilerin diğerlerine göre daha az kalori alıp, daha fazla kalori yakabildiklerini ortaya çıkarmış.

Bol miktarda sirke tüketin

Asetik asit, yani sirkenin içindeki özel bileşim, midenin boşluk hızını yavaşlatıyor. Bu, aynı zamanda doygunluk oranınızın artması anlamına geliyor. Sirkeyi salatanıza serpiştirin ya da çorbanıza bir yemek kaşığı sirke ekleyin.

Salatalarınızı süslemeyi bırakın

Kıyafetleriniz için geçerli olan kural, salatalarınız için de geçerli. Abartılı süslemeler hiçbir zaman iyi değil. Uzmanlar salatanızı süslemek için sadece bir aksesuar yani besin kullanmanızı öneriyor. Avokado, peynir ya da fındık, seçenekleriniz arasında.

Kaynak: http://www.pudra.com/



Zayıflamanıza yardımcı olacak mobil uygulamalar

Fazla kilolarınızdan kurtulmak için diyet listesi hazırlamanıza ya da kalori hesabı yapmanıza yardımcı olacak mobil uygulamalar var. Diyet yapmanızı kolaylaştıracak mobil uygulamalar burada.




Fazla kilolarınızdan kurtulmak ya da daha sağlıklı bir yaşam tarzı oluşturmak için pek çok şeyi gözden geçirmeniz ve bu yeni düzen için zaman harcamanız gerekir. Biliyoruz, yediğiniz besinlerin değerlerini araştırmak, aldığınız ve yaktığınız kalorileri hesaplamak, diyet listeleri oluşturmak hiç de kolay değil. Sizi tüm bu zahmetlerden kurtarmak ve kilo vermenizi biraz daha kolaylaştırmak için mobil diyet uygulamalarını bir araya getirdik.

Nutritional Coaching by Rise

Muhtemelen en havalı uygulamalardan biri olan Rise, sizi kendi "nutrisyonel"inizle yani besin koçunuzla eşleştiriyor. Antrenörünüz size zayıflamanıza yardımcı olacak günlük tavsiyeler veriyor. Yapmanız gerekenlerse oldukça basit. Uygulamayı indirdikten sonra size özel bir plan hazırlaması için koçunuzu seçiyorsunuz, her gün ne yediğinizin fotoğraflarını ‘snap’ yani anlık olarak uygulamaya atıyorsunuz. Besin koçunuz da sizin daha sağlıklı olmanız için ipuçları veriyor ve "feedback" ile size geri dönüyor. 

Diet Assistant

Diet Assistant, market listenizi ve daha fazlasını da kapsıyor. Size özel hazırlanmış diyet planınızı oluşturarak kilo vermenize ve aynı zamanda sağlıklı kalmanıza yardımcı oluyor. Bu uygulama, vejetaryenden düşük karbonhidratlılara kadar, hangi türde bir diyet uygulamak istiyorsanız sizin için tüm gereklilikleri yerine getiriyor. Sadece liste de değil, bu Diet Assistant’ı kullanarak kilo durumunuzu takip edebilir, kalori hesaplayabilir ve diyet hilelerini öğrenebilirsiniz. 

MyFitnessPal

Her gıdayı almadan önce arkasındaki kalori kutucuğuna bakmaktan ya da restoranlarda yediğiniz yemeğin besin içeriğini sormaktan sıkıldınız mı? Tüm bu sıkıcı şeyleri sizin yerinize yapacak bir mobil uygulama var: MyFitnessPal. Bu kalori sayıcı/hesaplayıcı uygulamayı kullanmak da oldukça kolay. Güncel kilonuzu, uygulamaya karar verdiğiniz egzersizi ve ideal kilonuzu girerek uygulamayı kullanmaya başlıyorsunuz. Her gün arama motorundan gün içinde yediğiniz öğeleri seçtiğinizde, uygulama sizin için kaç kalori aldığınızı, kaç kaloriyi yaktığınızı hemen hesaplıyor. 

Lose It!

Lose It ile günlük hedefler oluşturabilir ve bu hedeflere ulaşmanızı sağlayacak kalori hesabını yapabilirsiniz. Sisteme girerek yediğiniz yemekleri ve yaptığınız egzersizleri yazabilir, günlük aldığınız proteini, karbonhidratları ve yağları görüntüleyebilirsiniz. Ayrıca bu uygulama ile elde ettiğiniz başarıyı Twitter ve Facebook’tan da paylaşabilirsiniz. 

Weight Watchers Mobile

Her gün ne kadar kilo aldığınızı ya da kalori yaktığınızı hesaplamak için not defteri tutmak sinir bozucu olabilir. Weight Watchers sizi tüm bu zahmetlerden kurtararak hayatınızı daha kolay bir hale getiriyor. Bu uygulama ile kilolarınızı takip edebilir, barkod tarayıcısı ve restoran bulucusunu kullanabilirsiniz. 

Hızlı ve sağlıklı kilo vermek için öneriler

Yaz boyunca aldığınız kilolarınızdan hızlı ve sağlıklı bir şekilde kurtulmanız o kadar da zor değil. Hayat tarzınızdaki birkaç değişiklikle kısa sürede nasıl zayıflayabileceksiniz.


Yazın açık büfelerde aldığımız, spordan uzak kaldığımız için de bir türlü veremediğimiz kilolardan kurtulma zamanı geldi. Bir an önce bu kiloları vücudunuzdan atmak istiyorsanız, şok diyetlerle uğraşıp kısa vadeli sonuçlar almak yerine, hayatınızda ufak değişiklikler yaparak uzun vadeli sonuçlar elde edebilirsiniz.

Sağlıklı ve hızlı kilo vermeniz için yapmanız gerekenler...

Kendi yemeğinizi hazırlayın
Yemek pişirmek o kadar da zor değil. Dışarıda yiyeceğiniz sağlıksız fast food'lar yerine, evde hazırlayacağınız basit bir salata ya da sandviç çok daha sağlıklı ve düşük kalorili. Yemek yaparken harcayacağınız kalorileri de unutmamak lazım tabii.

Porsiyonlarınıza dikkat edin
Ne yerseniz yiyin, önemli olan ne kadar yediğiniz. Bir porsiyonun, bir avuç içini geçmeyecek büyüklükte olmasına dikkat ederek kilo vermenizi hızlandırabilirsiniz.

Diyet sürecinizi fotoğraflayın
Nasıl bir değişime ihtiyaç duyduğunuzu ve vücudunuzun şu an nasıl göründüğünü anlamak için fotoğrafınızı çekin. Diyet süresince belirli aralıklarla çektiğiniz fotoğraflarınız, vücudunuzdaki olumlu değişimleri görmenizi sağlayıp devam etmeniz için sizi motive edecek.

Dans edin
Egzersiz yapmak size zor geliyorsa dans etmeyi deneyin. Hem eğlenceli hem de kalori yakmanızı sağlayan bu aktivite kilo vermenizi hızlandırdığı gibi stresten kurtulmanıza da yardımcı olur.

İyi-kötü yiyecek ayrımını yapın
Sağlıklı ya da diyet olduğunu düşündüğünüz yiyecekler aslında hiç de sandığınız kadar masum olmayabilir. Kulaktan dolma bilgiler yerine yediğiniz her şeyi araştırın. Sizin için neyin zararlı olduğunu öğrenip buna göre beslenin.

Hayal edin
Kilo verince nasıl görüneceğinizi hayal edin. Sadece birkaç ay içinde istediğiniz kiloya ulaşınca kendinizi nasıl hissedeceğinizi, ne zamandır istediğiniz kıyafeti alacağınızı, kıyafetin içinde nasıl güzel görüneceğinizi hayal edin. Çok basit gibi dursa da, her şeyin hayal etmekle başladığını unutmayın.

Lifli yiyecekler tüketin
Lifli yiyecekler sindirim sisteminizin daha iyi çalışmasını, vücudunuzun doğal bir detoks yapmasını ve kendinizi daha sağlıklı hissetmenizi sağlar. Sağlıklı kilo vermenin temelinde lifli yiyecekleri tüketmek olduğunu unutmayın

Yürüyün ya da bisiklete binin
Mümkün olan her yere yürüyerek ya da bisikletle gitmeyi alışkanlık haline getirin. Kalbinizi ve kaslarınızı güçlendirmek hem de kilo vermenizi hızlandırmak için oldukça basit bir yöntem.

Gerçekçi olun
Tüm kilolarınızı nasıl bir günde almadıysanız bir günde vermeniz de mümkün değil. Gerçekçilikten uzaklaşıp, büyük beklentilere girmek sadece bunlara ulaşamadığınızda motivasyonunuzu kaybetmenize sebep olur. Haftada 1-2 kilo vermek gibi gerçekçi hedefler koymanız çok daha iyi.

Protein tüketin
Yumurta ve beyaz eti diyetinizden eksik etmeyin. Vejetaryenseniz, bunların yerini mutlaka tofu, mercimek, fasulye, kuşkonmaz gibi besinlerle doldurun. Kilo vermeye başlamak için önce vücudunuzun protein ihtiyacını karşılamalısınız.

Egzersiz yaparken derin nefes alın
Vücutta daha fazla oksijenin dolaşması daha fazla yağ yakımını sağlar. Egzersiz yaparken derin nefes alıp, birkaç saniye tuttuktan sonra yavaşça nefesi vermek kilo vermenizi hızlandırır.

En zararlıyı belirleyin
Kilo almanıza sebep olan ne? Abur cubur mu? Tatlı mı? Yoksa gece atıştırmaları mı? İlk önce size kilo aldıran şeylerin neler olduğunu belirleyin ve ilk olarak bu alışkanlığınızdan kurtulun. Farkına varırsanız, hayatınızdan bunları bir anda ve tamamen çıkarmanız çok daha kolay olacak.

Egzersizden sonra dinlenin
Gerçekten iyi bir spor yaptıysanız, kaslarınızda ağrı hissetmeniz normal ve tekrar kendilerine gelmeleri için belirli bir süreye ihtiyaçları var. Ağrının şiddetine göre 1-3 gün arası, bu kas grubunu egzersiz programınızın dışında bırakın.

Açken markete girmeyin
Mecbur kalmadığınız sürece, açken markete girmemeye çalışın. Sadece bir su almak için girdiğiniz markette, sizi cezbedecek birçok sağlıksız yiyecekle karşılaşacaksınız. Eğer açsanız bu yiyeceklere karşı koymanız da oldukça.

Şok diyetlerden uzak durun
Çoğumuzun sıkça düştüğü hatalardan biri şok diyetler. Kısa sürede çok kilo vermeyi vadeden bu diyetler, aslında vücudumuzu açlık moduna sokup fazladan yağ depolanmasına neden oluyor.

Duygusal açlığı ayırt edin
Gerçekten ihtiyaçtan mı, yoksa duygusal boşluğunuzu doldurmak için mi yemek istiyorsanız? Yoksa moraliniz bozuk olduğu için mi yemek yiyorsunuz? Bu soruları her yeme istediğinizde kendinize sormanız ve hatta gerekirse bir yemek programı yapıp ona göre beslenmeniz en iyisi.

Yemek yerken başka bir şeyle uğraşmayın
Televizyon karşısında, kitap okurken ya da internette gezinirken yemek yemek, doyduğumuzu anlamamızı engelliyor. Yemek yerken sadece yeme eylemine odaklanıp, yavaş bir şekilde yersek doyduğumuzu daha çabuk anlarız.

Kahvaltıyı atlamayın
Birçok araştırma sağlıklı bir kahvaltının kilo vermeye yardımcı olduğunu gösteriyor. Daha hızlı sonuç alabilmek için, kahvaltıda bir kase yulaf ezmesi gibi doyurucu kompleks karbonhidratları tercih edebilirsiniz.

Sağlıklı atıştırmalıklar bulun
Sabahtan çantanıza atacağınız bir elma, fındık ya da kendi hazırladığınız düşük kalorili ufak bir parça kek gün içinde atıştırmalık bir şeyler aradığınızda sizi sağlıksız alternatiflerinden koruyacaktır.

Yeme günlüğü tutun
Her akşam yatmadan önce o gün neler yediğinizi yazın. Gün içinde sağlıksız yiyecekler yiyip yemediğinizi, aşırıya kaçıp kaçmadığınızı bu şekilde fark edip diyetinizi çok daha sağlıklı bir hale sokabilirsiniz.

Buzdolabını temizleyin
Mutfağınızda sağlıksız yiyecekler bulundurmayın. Ne kadar iradeli olursanız olun, dolapta duran çikolata her an aklınızı çelebilir. Mutfağınızı bu yiyeceklerden arındırıp, yerlerine diyetinize yardımcı olabilecek yiyecekleri koyun.

Liste yapın
Neden kilo vermek istediğinize ve kilo verince neler yapacağınıza dair bir liste yapın. Ne zaman motivasyonunuz düşerse bu listeye bakın. Listeyi yaparken kendinize karşı dürüst olmayı da ihmal etmeyin.

Göbek eriten 9 egzersiz

Göbek eritmek isteyenlere tam 9 etkili karın egzersizi önerimiz var. Günde sadece 15 dakika ayırarak hayalini kurduğunuz vücuda kavuşabilirsiniz.

Göbeğinizi eritmek istiyor musunuz? Vücudunuzun orta bölümünde o hiç sevmediğiniz çıkıntıdan kurtulup sımsıkı karın kaslarına sahip olmak niyetindeyseniz egzersiz yapmayı ihmal etmemelisiniz. Peki ama nasıl bir egzersiz?

Kariyerinin büyük bir kısmını karın kaslarını şekillendirmek için en hızlı ve en etkili yolu keşfetmeye ayıran Amerikalı Fizyoterapist Michelle Olson’un son geliştirdiği üç farklı egzersiz programını Pudra.com’da sizinle paylaşıyoruz.

Üç farklı egzersiz programının her biri, üç farklı karın hareketini içeriyor. Her bir egzersiz setini tamamlamak sadece beş dakikanızı alıyor. Bu demek oluyor ki, toplamda 15 dakika harcayarak hayalinizdeki vücuda kavuşabiliyorsunuz.

Program 1

1- Sağ ayağınızı dümdüz uzatır ve sol dizinizi kırıp ayağınız yere basar şekilde sırt üstü uzanın. Sol kolunuzu da uzatarak resimdeki gibi sağ elinizle dirsek hizanızdan tutun. Karın kaslarınızı sıkarak yavaşça resimdeki gibi doğrulun ve başlangıç pozisyonuna dönün. 12 tekrardan sonra diğer tarafta aynı hareketi tekrarlayın.

2- Sağ tarafınız yere bakacak şekilde resimdeki gibi sağ elinizi yere koyun ve sol ayağınızı denge kurabilmeniz için sağ ayağın önüne alın. Sol kolunuzu başınızın üstüne doğru esnettikten sonra, resimdeki gibi karnınızın altına doğru yüzünüz tam olarak yere bakana kadar çevirin ve başlangıç pozisyonuna dönün. 12 tekrardan sonra sol taraf için aynı hareketi yapın.

3- Ayaklarınız kalça hizasında açılmış şekilde durun ve ellerinizi avuç içleriniz birbirine değecek şekilde başınızın üstünde dirseklerinizi kırarak birleştirin. Sağ tarafa doğru eğilirken sol kalçanızı kaslarınızdaki gerginliği hissedene kadar dışa doğru itin ve başlangıç pozisyonuna dönün. Bu hareketi 12 tekrardan sonra sol tarafa eğilerek yapın.

4- Bacaklarınız esnek ve düz olacak şekilde pilates topuna resimdeki gibi dengenizi sağlayarak dayanın. Karın kaslarınızı sıkarak sol dizinizi yere doğru kırın ve sonra başlangıç pozisyonuna dönün. Aynı işlemi diğer bacağınıza da uygulayın. Bu hareketi 12 kez tekrarlayın.

5- Bacaklarınız düz bir şekilde sırt üstü uzanın, sağ bacağınızı kaldırın ve elleriniz kalçalarınızın yanında olsun. Yavaşça oturur pozisyona gelin, karın kaslarınızı sıkın ve ellerinizle bacağınızı olabildiğince yukarıdan tutmaya çalışın. Başlangıç pozisyonuna dönün, 12 tekrar yapın ve bacak değiştirerek tekrar edin.

Yoğurttan Faydalanmanın 7 Farklı Yolu

Eğer yoğurdu tüketmenin sadece 2 yolu olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü yoğurt probiyotik kaynağı değil, D vitamini ve protein deposudur.

Yoğurt sağlığa ve güzelliğe faydalarını saymakla bitiremeyiz bu nedenle hayatımızın her döneminde yoğurdu buzdolabımızda bulundurmamız gerekiyor. İşte ayran yapmadan, kaselerden kaşık kaşık yemeden yoğurttan faydalanmanın 7 şaşırtıcı yolu



1. Harika saç maskesi ve nemlendirici

Yoğurdun saç nemlendiricisi olarak kullanılabileceğini biliyor muydunuz? Yoğurt cildinize iyi geldiği gibi saç derisi ve saçınıza da faydası vardır. Yoğurt saçınızı doğal parlaklığına kavuştururken yumuşak ve ipeksi bir görünüm kazanmasına yardımcı olur. Hatta yoğurdu saç maskesi ya da nemlendirici yerine kullanabilirsiniz. Sade, doğal yoğurdu alın ve tüm saçınıza sürün. Ardından ılık su ile durulayın. Saç derisindeki kızarıklıkları alırken, saç dökülmelerini önler, hatta koparak kırılmaları durdurur.



2. Doğal fırça

Yoğurt elleriniz, ayaklarınız ve tüm vücudunuz için doğal bir bakım ürünüdür. Yoğurdu yulaf ve narenciye kabuğuyla karıştırın. Bu karışımla cildinize yuvarlak hareketlerle masaj yapın ve ılık suyla yıkayın. Yoğurtlu karışım cildinizi yumuşatacak ve nemlendirecektir. Hatta bu özel karışımı tıraştan sonra cildinize sürerek yumuşatabilir tahriş olmuş deriyi iyileştirebilirsiniz.



3. Diş beyazlatma

Eğer dişlerinizi beyazlatmak için ev yapımı doğal bir tarif arıyorsanız, yoğurt aradığınız hazine diyebiliriz. Diş beyazlatma ürünleri pahalı ürünlerdir, bu nedenle neden evde kendi beyazlatıcınızı yapma imkanınız varken onlarca lirayı bu ürünlere harcayasınız ki ? Her gün biraz yoğurdu dişlerinize sürdüğünüzde birkaç hafta içinde dişlerinizin beyazladığını gözlemleyebilirsiniz.  İçindeki fosfor ve kalsiyum sayesinde yoğurt dişlerinize doğal beyazlık kazandırır.



4. Güneş yanıklarını giderir

Güneş kızarıklıklarını giderme ve kaşıntılarını hafifletmeye yarayan çinko içerir. Sade, kalın bir yoğurt katmanını güneş yanıklarınıza direk sürün. 20 dakika bekledikten sonra soğuk suyla yıkayın. Hatta güneş yanıklarınıza sürmeden önce kokusunu sevdiğiniz bir bakım yağını yoğurda katın. Bu işlem cildinizdeki yanıkların hafiflemesini sağlar, ateşini alır.



5. Zararsız parmak boyası

Çocuklarınız ellerini ayaklarını boyamaktan zevk alıyorsa yoğurda biraz gıda boyası katarak eğlenmelerini sağlayabilirsiniz. Yoğurda sadece birkaç damla gıda boyası katın. Böylece çocuklarınız ellerindeki boyayı yeseler bile yoğurdun faydasından başka bir şey vücutlarına girmez.



6. Mükemmel bir yüz bakım ürünü

Cilt bakımında yoğurdu kullanmanın birçok yolu vardır. Öncelikle muhteşem bir nemlendiricidir, cilde parlaklık verir, göz altlarındaki siyah halkalardan kurtulmanızı sağlar ve hatta yaşlanma belirtilerini azaltır. Bunlarla da kalmaz yoğurt kabarcıklara ve aknelere karşı savaşır. Yoğurdu  yulaf ve bal ile karıştırın, ya da sade olarak yüzünüze maske yapın. 10 dakika sonra yüzünüzü yıkayın.



7. Yosun üreticisi

Evinizin bahçesinde bir heykel, duvar ya da dekor var ancak yıkık dökük çirkin bir görünüme sahip. Bu yapıya biraz renk katmak ve okyanustan çıkmış bir antika izlenimi vermek için bu objeyi yoğurtla kaplayın. Bu objenin gölge bir yerde kaldığından emin olun. Bu kullanım yoğurdun en sıra dışı kullanımıdır. Bir süre sonra fark edeceksiniz ki duvarınız yosunlaşmaya başlamış.


24 Kasım 2014 Pazartesi

Göbek yağlarını eritmek için 10 öneri

Göbek yağlarından kurtulmak, biraz sıkılaşmak ve fit bir görünüm kazanmak istiyorsanız, doğru adımlar atmalısınız. Sağlığınızı tehdit eden göbek yağlarını eritmenize yardımcı olacak öneriler Bamgaga'da.


Gündüz masa başı, akşam televizyon karşısı derken gittikçe hareketsizleşen yaşamlarımız ne yazık ki göbeklerimizin de gittikçe büyümesine yol açıyor. Özellikle yanlış ve düzensiz beslenme göbek yağlarının kalıcı bir sorun haline gelmesine neden olabiliyor. Peki ama, çoğumuz görüntüsü nedeniyle rahatsız olsak da aslında en büyük sağlık sorunu belirtilerinden biri olan göbek yağlarımızdan nasıl kurtulacağız?

Eğer göbek eritmenin zor olduğunu düşündüğünüz için harekete geçmekte zorlanıyorsanız, doğru önerilerle henüz karşılaşmamışsınız demektir. Çünkü göbek yağlarından kurtulmak aslında hiç de zor değil. Önemli olan kararlı olmak ve doğru adımları atmak. Dümdüz bir karına sahip olmak önerilerimize tıklayın.

Doğru beslenin


Göbeğimizdeki yağların miktarı ve bel çevremizin kalınlığı nasıl beslendiğimizin de aynası. Göbeğimiz bizden ne kadar önde gitmeye başlarsa o kadar sağlıksız besleniyoruz demektir. Özellikle yüksek miktarda yağ ve karbonhidrat içeren besin değeri düşük yiyecekler, donmuş gıdalar, büyük porsiyonlar, şekerli abur cuburlar göbek yağlarının oluşumunda ciddi role sahip.

Bu yüzden öncelikle karbonhidrat, yağ ve şekeri beslenme rutininizden çıkarıp besin değeri yüksek ve protein ağırlıklı yiyeceklere hızlı bir geçiş yapmalısınız. Ayrıca lifli gıda tüketimini artırarak hem yağ yakımını hızlandırabilir, hem de sindirim sorunundan kaynaklanan şişkinlikten kurtulabilirsiniz. Tabii en bilindik kuralı, az az ama sık sık yemeyi unutmayın.Devamı

Cildi güzelleştiren mucize besinler

Doğal yollarla güzelleşmek ve yıllara meydan okumak mümkün! Diyetisyen Elvan Odabaşı Kanar, cildi gençleştiren ve güzelleştiren öneriler veriyor.


Kadın ya da erkek fark etmez, olduğumuzdan daha genç görünmek hepimizin rüyası. Sağlıkla ışıldayan, genç görünen, sıkı bir cilde sahip olmak için mutfağımızdaki besinler, kozmetik ürünlerine bir alternatif.

İçten gelen güzelliği ve doğal bakımları tercih edenler için Diyetisyen Elvan Odabaşı Kanar'ın, bu kış mutfakları birer güzellik merkezine dönüştürecek önerileri var. Yedikçe ve içtikçe hem bedeninizi hem de ruhunuzu güzelleştirecek besinleri öğrenmek için okumaya devam edin.

Yeşil çay-Beyaz çay

Günde üç fincan yeşil çay veya beyaz çay içmek cildiniz için çok faydalı. Yeşil çay ve beyaz çayda bilinen en ünlü cilt dostlarından olan Epigallokateşin'lerden bol miktarda bulunuyor. Bunlar DNA hasarını engelleyerek cildinizi içten yapılandıran ve onaran maddeler.

Her gün tükettiğiniz yeşil çayla vücudunuzu içeriden güzelleştirirken, gözlerinize rahatlatıcı kompres uygulayarak gözaltı şişliklerinin ve renk değişikliklerinin de önüne geçebilirsiniz.

Badem sütü

Göz çevrenizdeki kırışıklıklar için bir çözüm arıyorsanız, badem sütünü deneyebilirsiniz. Yatmadan iki saat önce bir su bardağı badem sütü içerek yılların getirdiği kırışıklıklarla savaşabilirsiniz.

Kalsiyum ve protein bakımından inek sütü kadar zengin olan badem sütü, özellikle cildi pürüzsüzleştiren ve canlandıran özelliği nedeniyle son zamanlarda tercih ediliyor.

Balık

Balığın en değerli kısmı şüphesiz yağı. Faydaları saymakla bitmeyen balık yağı, yağ yakımını hızlandırıp forma girmenizi kolaylaştırır. Kolesterol düzeyini artırıp damarların genç kalmasını sağlar. Beynin yaşlanmasını geciktirir ve cildin esnekliğini koruyup yer çekimine karşı meydan okumanıza yardımcı olur.

Özellikle somon yağlı, oldukça faydalı ve bir o kadar da düşük kalorili olduğu için haftada 2 gün tüketilmeli.

Karabuğday

Kafkasların ve Rusların cilt güzelliklerinin sırrı: Karabuğday. Düzenli kan dolaşımını sağlayan karabuğday salatası sayesinde parlak ve pürüzsüz bir cilde sahip olabilirsiniz.

Öğlen menülerinizde rahatlıkla tüketebileceğiniz bu doğal güzellik reçetesiyle cildinizin kısa sürede capcanlı ve pırıl pırıl bir görünüme kavuşacağını unutmayın.

Avokado

Salatanıza bir tatlı kaşığı zeytinyağı yerine 30 gr avokado ekleyin ve farkı görün. Avokadonun içindeki kaliteli yağ sayesinde cildinizin gözle görülür biçimde gençleştiğini fark edeceksiniz.

İçten ve dıştan çifte etki yaratmak isterseniz, avokado kabuklarını göz çevrenize uygulayarak kırışıklıklarınız için de doğal maske yapabilirsiniz.

Kefir

Hipokrat ne de güzel söylemiş, sağlık bağırsaklarda başlar diye... Dost bakteriler barındıran kefir, düzenli olarak günde bir bardak tüketildiğinde bağırsakların iyi çalışmasını sağlıyor.

Faydaları saymakla bitmeyen kefirin kökeni Kafkas Dağları’nda yaşayan topluluklara kadar uzanıyor. Sindirime yardımcı olan bakterilerden bol miktarda içeren kefir bağırsakları çalıştırmanın yanı sıra cildin parlaklığına ve canlılığına da katkıda bulunuyor.

A vitamini

Beslenme programınıza genç besinleri taşımak için kaz ayaklarının ilk belirtilerini beklemeyin. A vitamini içeren besinler cildin yenilenmesini hızlandırır ve kırışıklıkları önlemek için kolajen üretimini destekler.

Siz de hiç vakit kaybetmeden A vitamini bakımından zengin havuç, balkabağı, ıspanak, yumurta, portakal ve kayısı gibi besinlere günlük öğünlerinizde daha sık yer vermeye başlayın.

Su

Cildin güzellik iksirinin su olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Su, hücrelerin ve bağ dokularının dolgu ve destek gereksinimini karşılıyor. Tüm canlıların yaşam kaynağı olan su, derinin genç kalabilmesi için de çok önemli.

Sonbahar ve kış aylarında havadan dolayı cildimiz kurumaya daha eğilimli olur. Havalar soğuduğu için canımız daha az su içmek istese de aslında en çok su içmemiz gereken mevsimlerde olduğumuzu unutmayın! Günde 2-2.5 litre su içerek güzelleşmek kendi elinizde.

Anti-stres besinleri

Stresin cildinizi yaşlandırdığı bir gerçek. Ne yazık ki stres ciltte kuruma ve yaşlanmaya neden oluyor. Bu nedenle beslenme planınızda bu beş anti-stres besine mutlaka yer verin: yulaf, buğday ruşeymi, badem, yumurta ve yoğurt.

Eğer çok stresli bir işiniz varsa ve sürekli baskı altındaysanız, cildinize çok daha iyi bakmanız gerektiğini de unutmayın!

Diş Sağlığı

Ağız ve diş sağlığı hakkında birçok kulaktan dolma bilgi var. "Diş etlerinin estetiği mümkün değil, hamilelikte dişler mutlaka çürür, diş ipi dolgulara zarar verir" gibi yanlış bilgilere sahipseniz, Diş Hekimi Aslı Tapan doğrularını anlatıyor.

Sağlıklı dişlere ve güzel bir gülümsemeye sahip olmak hepimizin arzusu! Bunun için en başta ağız ve diş sağlığı konusunda bilinçlenmemiz gerekiyor. Ne yazık ki çoğumuz konuyla ilgili doğru sandığımız birçok yanlış bilgiye sahibiz. Bu doğru bilinen yanlışlar ise zamanla diş hastalıklarına hatta diş kayıplarına bile yol açabiliyor. Memorial Suadiye Tıp Merkezi Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü’nden Dt. Aslı Tapan yaygın olarak bilinen 10 yanlışı “18-24 Kasım Ağız ve Diş Sağlığı Haftası”na özel olarak anlattı.

Yanlış: "Diş ipi ve ara yüz fırçası diş etlerini kanatır ve dolgulara zarar verir”
Doğru: Diş ipi ve ara yüz fırçası, iyi restore edilmiş kaplama ve dolguların arasına bile son derece rahat bir şekilde girip temizliği sağlar. Çürüksüz ve sağlıklı bir ağız için ara yüz temizliğinin önemli olduğunu unutmayın ve hangi ürünün nasıl kullanılacağı konusunda diş hekiminizden bilgi alın.

Yanlış: “Ağız kokusuna sakız, pastil, gargara ve spreyler kesin çözüm sunar”
Doğru: Ağız kokusuna, ağızdaki bakteriler neden olabilir. Bunun yanı sıra temizliği iyi yapılmayan sorunlu bir ağızda koku daha fazla olabilir. Ağız içinde ve dişlerde hiçbir problem olmamasına rağmen ağız kokusu varsa bunun sebebi mutlaka araştırılmalı. Solunum yolları, mide, yemek borusu, böbrek rahatsızlıkları gibi birçok faktör ağız kokusunun sebebi olabilir.

Yanlış: “Diş taşları temizletilse de kısa bir zaman sonra tekrar oluşur”
Doğru: Diş taşı temizliği sonrası diş hekiminizin önerdiği diş fırçası ve ağız bakım ürünlerini doğru kullanım tekniği ile uygulamanız yeni diş taşı oluşumunu azaltır. Doğru ürün ve doğru teknik ile dişlerinizi daha iyi temizleyebilirsiniz.

Yanlış: “Diş beyazlatma için her ürün kullanılabilir”
Doğru: Diş beyazlatma, diş hekimi kontrolünde yapıldığı takdirde kişileri sıkıntıya sokmayan zararsız bir işlemdir. Diş minesi yüzeyindeki çatlak ve kırıklar ağızdaki çürükler ve kötü restorasyonlar beyazlatma ile hassasiyetinizi artırabilir. Bu nedenle diş beyazlatma işlemi mutlaka hekim kontrolünde yapılmalı.

Yanlış: “Hamilelik döneminde dişlere ne kadar iyi bakılsa da dişler zaten çürür”
Doğru: Planlı bir hamilelik öncesinde yapılan diş hekimi kontrolü ve kontrolde yapılan önleyici tedaviler hamileliğin ağız ve diş sağlığı açısından rahat geçmesini sağlar. Hamileliğin 3-6. aylarında diş hekimi kontrolü yaptırılmalı. Hamilelik dönemi boyunca yapılan iyi bir ağız ve diş bakımı problemlerle karşı karşıya kalmanızı engeller.

Yanlış: “Kanal tedavisi hem çok ağrılı hem de çok zor bir işlemdir”
Doğru: Eksilen dişin yerine planlanan implant ya da diş kesimi ile kurulacak bir köprü için harcanan zaman, ücret ve ağrı düşünüldüğünde en uygun tedavi şekli kanal tedavisidir. Doğru bir anestezi altında uygulanan tedavi, hızlı ve kolay bir biçimde olumlu sonuca ulaşır. Günümüzde “ni-ti” döner aletlerle kanal tedavi işlemi kolaylaşırken kanal tedavisi yapılmış ancak başarısız olunmuş dişlere bile tekrar şans verilebiliyor.

Yanlış: “Çocuklarda süt dişlerindeki aralık, gerçek dişlerinin de aynı şekilde olacağını gösterir”
Doğru: Süt dişlerindeki aralıklar gerçek dişlerinin de böyle olacağını düşündürdüğü için ebeveynleri endişelendirir. Ancak süt dişindeki aralıklar daimi dişlerin gelmesiyle kapanacaktır; çünkü daimi dişler daha geniş olur. Önemli olan çarpık ve sıkışık dizilimli süt dişlerinin dikkate alınmasıdır.

Yanlış: “Diş etlerinin estetiği mümkün değildir”
Doğru: Bir gülümseme ile görünen diş etleri kişinin dış görünümünü etkiler. Bunun yanı sıra asimetrik diş eti kenarları, dişleri düzensiz ve eğri gösterebilir. Lazer tedavisi ile tek seansta diş etlerinin estetiği düzeltilebilir. Tıbbi bir problem olmasa da özellikle güldüklerinde diş eti gözüken kişiler için sıkıcı ve moral bozucu bir durum olan “diş eti hiperpigmentasyonu” lekesinin de (mor diş etleri) tedavisi mümkün. Estetik anlamda müdahale gerektiren bu lekelerin giderilmesinde lazer, modern ve etkili bir tedavi yöntemidir.

Yanlış: “Tüm kaplamalar zamanla estetik ve sağlık açısından problem yaratır”
Doğru: Sağlıklı olan bir dişte yapılan estetik planlamalar daha sağlıklı sonuçlara ulaşılmasını sağlar. İyi bir radyografik inceleme ile diş eti, kök durumu incelenen ve var olan sorunlarına uygun tedaviler gerçekleştirildikten sonra yapılan köprü, lamina, zirkon gibi tüm restorasyonlar iyi sonuçlar veren uzun ömürlü işlemlerdir.

Yanlış: “İmplantlar herkese uygulanamaz”
Doğru: Yeterli kemiğin varlığı söz konusuysa, hastanın sistemik rahatsızlıkları engel değilse ve kişi operasyon sonrası istenilenlere dikkat ederse doğru bir planlama ile implant tedavisi herkese uygulanabilen bir işlemdir. Ancak operasyon sonrası sigara tüketimi sınırlandırılmalı; çünkü sigara içilmesi iyileşme sürecini bozabilir.

3 Kasım 2014 Pazartesi

Daha Fazla Kalori Yakabilmenin Yolları



Spor salonlarında vaktinizi boşa harcıyor gibi mi hissediyorsunuz? Size vereceğimiz bu ip uçlarını aklınızın bir köşesine yazın ve daha fazla kalori yakmanın sırrına erişin.



Başlamadan Önce Kafein Alın: Araştırmalara göre biraz kafein sayesinde dayanıklılığınızı, gücünüzü ve hızınızı artırabilirsiniz. Kafein tüketim miktarınızı kilonuza göre tüketin, örneğin 60 kilo iseniz 60 miligram kafein tüketebilirsiniz.

Isındığınızdan Emin Olun: Egzersiz yapmaya başlamadan önce olası sakatlıkları önlemek ve kaslarınızı çalışmaya hazırlamak için ısınma hareketleri yapmalısınız. Kaslarınızı egzersiz programına hazır hale getirecek olan bu ısınma hareketleri 5 dakikalık yürüme, çekme germe hareketlerinden seçebilirsiniz ancak tüm kaslarınızı harekete geçirmeliler.

Süper Setler Ya da Yüksek Enerjili Hareketler Yapın: Kısa sürede daha çok kalori yakabilmeyi kim istemez ki? Yüksek enerjili egzersizler ya da süper setler metabolizmanızı hızlandıracak ve yavaş setlere oranla daha fazla kalori yakmanızı sağlayacaklardır.

Sabahları Çalışın: Araştırmalar gösterdi ki sabah yapılan egzersizler daha fazla kalori yaktırıyor. Bunun sebebi sabahları vücut enerjinizin en yüksek seviyede olması. Ancak eğer gün aydınlanmadan önce de siz kendinizi hazır ve enerjik hissediyorsanız egzersiz yapmak için hiç beklemeyin.

Fitness Arkadaşı Edinin: Son yapılan anketlere göre bir arkadaşıyla fitnessa giden kişiler çalışmalarda diğerlerine göre daha iyiler. Eğer size eşlik edecek bir spor arkadaşı bulamazsanız, bir sınıfa ya da gruba kaydolabilirsiniz.

5 Dakika Daha:  Çok sıkı bir çalışma programı izlediniz, neden bu programı daha çok kalori yakabilmek için 5 dakika uzatmayasınız? Bu sayede fazladan 50 kalori yakabilirsiniz. Her çalışmadan sonra uzatacağınız 5 dakika sayesinde ekstra ne kadar kalori yakacağınızı bir düşünsenize !

Egzersiz Sonrası Atıştırın: Egzersiziniz bittikten sonra bile kalori yakmaya devam etmek mi istiyorsunuz? O halde bu fazla çalışan kaslarınızı besleyin. Egzersizden sonraki ilk iki saat içinde karbonhidrat ve protein destekli atıştırmalıklar yemek kaslarınızı tamir edecektir, daha güçlü olmalarını sağlayacaktır. Ve daha büyük kaslar demek daha hızlı metabolizma demektir.

Susuz Kalmayın: Susuzluk yorgunluğa neden olacaktır, bu nedenle egzersiz süresince enerjinizi yüksek tutmak için su seviyenizi de yukarda tutmalısınız. Her 15 dakikada bir su içmelisiniz, ya da yanınızda bir şişe su taşıyarak her susadığınızda içmelisiniz.

Çok Yönlü Çalışın: Öylece durup sadece pazılarınızı çalıştırmayın- farklı vücut bölümlerinizi de egzersiz programınıza alın. Ve bedeni bütünüyle çalıştırın.

Günde 20 Dakika Hareket Etmek için 3 Önemli Neden


Elbette günde 20 dakika hareket ederek ya da yürüyüş yaparak bir beden küçülmeniz mümkün değil ancak giydiğiniz kıyafetlerin bedenlerinden daha önemli olan bir konu var ki o da genel sağlığınız.





Kısacası 20 dakikada yaptığınız herhangi bir egzersiz sağlığınıza çok faydalı. İşte günde 20 dakika hareket etmeniz için size 3 önemli neden!

Daha Sağlıklı Yaşayacak, daha uzun ömürlü olacaksınız: Eğer daha uzun yaşama şansınızı artırmak istiyorsanız günde 20 dakika egzersiz yapmaya kendinizi alıştırmak yapacağınız en faydalı şeylerden birisi olacak.

Araştırmalara göre en basit egzersizleri bile günlük yaptığınızda genel sağlığınıza, diyabet riskini azaltmanıza, kanser ve diğer kronik rahatsızlıklara yakalanma riskini azaltmada inanılmaz faydalı.

Egzersizler denilince aklınıza zor, yorucu koşular değil, bahçe işleriyle uğraşmak, yürüyüş yapmak gibi daha az yorucu ve zahmetsiz uğraşlar da gelmeli. Özellikle gününün uzun bir bölümünü masa başında oturarak geçiren bireylerin egzersiz ve fitness hareketlerine özen göstermeleri gerekmekte. Kilo kaldırmak kilolu olmaktan daha iyidir. İkisinden birini seçmeniz gerekiyorsa birincisini seçin.



Daha Güçlü Olacaksınız:  Sadece mükemmel vücuda sahip olmak isteyenler değil aynı zamanda sağlıklı bir yaşam sürmek isteyenlerin de güçlü kaslara sahip olması gerekiyor. Sağlıklı kaslar sadece eşinizin alışveriş poşetlerini taşımanızda  değil aynı zamanda merdiven çıkarken de işe yarar. Günlük 20 dakikalık egzersizlerle DNA’daki kas dokusunu güçlendirebilirsiniz.



Modunuzu Yükseltebilirsiniz : Kısa ve basit egzersizleri hayatınıza katmak motivasyonunuzu artırmanıza yardımcı olacaktır. Aktif olmak sadece endorfin salgılama seviyenizi yükseltmez aynı zamanda 20 dakika egzersiz yapma hedefinize ulaşmak da sizi bir sonraki hedef için destekleyecektir. Ayrıca öğle yemeklerinden sonra yapacağınız egzersizler sizi ağır fitness programlarından kurtaracaktır.


Ömrünüzü Kısaltan 4 Gıda!

Herkes Japonların uzun ömürlü olmalarının sırrına nail olmak istiyor. Gerçekten bazılarımızın 100 yaşını görmelerindeki gizemi çözemedik ancak sağlıklı beslenmeyle bir bağının olduğundan eminiz.


Bazı gıdalar ise bunun aksine telomer adı verilen hücreleri alt üst ederek olgunlaşma düzeninize zarar veriyorlar. Kromozomların uçlarındaki bu başlıklar DNA’yı zarar görmekten koruyorlar. Birçok uzman bu başlıkları ayakkabı bağlarının uçlarındaki plastik borulara benzetirler. Utah Sağlık Merkezi tarafından yapılan açıklamada telomerlerin zaman içinde hücreler çoğaldıkça kısaldığını ifade etti. Telomerlerin kısalması hücrelerin bozulmasını ve ölmesini tetikliyor. Kısalmış olan telomerler bu nedenden ötürü kanser ve kalp-damar hastalıklarıyla yakından ilişkilendiriliyor. Araştırma aynı zamanda beslenme şekli gibi yaşam biçimlerinin yaşlanma saati olarak adlandırılan bu süreci geciktirip yakınlaştırdığını da ortaya koydu. Sağlıklı ve uzun bir ömür için telomerleri kısaltan şu 4 gıdadan uzak durun. İşte telomerleri kısaltan 4 gıda!

Kola

Şekerli kola telomerlerin baş düşmanlarından bir tanesi. American Journal of Public Health’in 5309 kişiyle yaptığı araştırmada günlük 1 bardak kola tüketmenin 4-6 yıl daha erken yaşlanmayla bağlantılı olduğunu açıkladı. ( time.com)  Kıyaslama yaparsak bu sigarayla aynı etkiye sahip diyebiliriz. Araştırmacılar diyet kola ile telomerlerin zayıflaması arasında bağlantı bulamamış olsalar bile bu sizi diyet kola içmeye itmesin çünkü günlük diyet kola içmek 2. Tip Diyabet’e yakalanma riskinizi %67 oranında artırıyor. Söylediklerimize eklemek isteriz ki suni tatlandırıcılar şekere olan isteğinizi daha çok artıracaklardır.

İşlenmiş Kırmızı Et

Telomerlerden uzak tutmanız gereken ikinci besin ise hot dog, sosis ve  sucuk gibi işlenmiş kırmızı etler. Amerikan Journal Beslenme Birimi, 840 katılımcıyla 2008 yılında telomerlerin uzunluğu ve farklı besin grupları üzerine bir araştırma yaptı. Araştırmacılar haftada bir ya da 2 porsiyon işlenmiş et tüketenlerin hiç işlenmiş et tüketmeyenlere oranla daha kısa telomerlere sahip olduğunu ifade etti.

 

Kırmızı Et

Yüksek oranda hamburger ya da biftek gibi kırmızı et tüketiminin uzun süredir kalp rahatsızlıkları ve kanser riskini artırdığını biliyoruz ve aynı zamanda telomerleri de olumsuz etkiliyor. Fareler üzerinde yapılan araştırmada 4 hafta boyunca sürekli kırmızı et tüketen farelerin kolon hücrelerindeki telomerlerin kısaldığı bulundu. İyi haber şu ki dayanıklı nişastaların dahil olduğu öğünler telomerler üstünde kırmızı etin bıraktığı olumsuz etkiyi yok eden yağları yakmanıza yardım ederler. Faydalı nişastaları tüketmek için mercimek ya da muz tercih edebilir yaşlanmayı yavaşlatabilirsiniz.

 

Alkol

Tıpkı kırmızı et gibi alkol de genel sağlığımızı tehdit eden tüketim malları arasında yer alıyor. Amerikan Kanser Araştırma Örgütü’nün 2010 yılında yaptığı araştırmaya göre alkol telomerlerin kısalmasını hızlandırıyor. Araştırmacılar günde 3 ya da 4 kadeh alkol tüketen bireylerin DNA’larına baktıklarında tüketmeyenlere göre keskin bir telomer kısalma hızı gördüler. Bu oran tüketmeyenlere göre neredeyse yarı yarıyaydı. Bu nedenle alkolü ne ölçüde tüketeceğinize özen göstermek en mantıklısı olacaktır.